Üniversitemizde IX. Uluslararası Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kongresi Başladı
Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen 9. Uluslararası Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kongresi, açılış töreniyle başladı. "Küresel Siyasetin Kriz Anında Bölgeselcilik ve Teorik Yaklaşımlar" temasıyla gerçekleştirilen kongrede; uluslararası sistemdeki dönüşümler, küresel krizler, küresel yönetişimdeki yapısal sorunlar ve Türkiye’nin bölgesel bir aktör olarak üstlendiği rol ele alınıyor.
Üniversitemiz Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen kongrenin açılış törenine Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk KANCA, Rektörümüz Prof. Dr. Hamdullah ÇUVALCI,Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Trabzon Başkonsolosu Fatma DEMİREL, KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atila DOĞAN, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail KÖSE, yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
"Türkiye, küresel krizler karşısında edilgen bir konumda kalmamıştır"
Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektörümüz Prof. Dr. Hamdullah ÇUVALCI, uluslararası sistemin köklü bir değişim sürecinden geçtiğini ve Türkiye’nin bu süreçte aktif bir kriz yönetimi sergilediğini belirtti. Türkiye’nin küresel krizler karşısındaki tutumuna ve diplomatik girişimlerine dikkat çeken Rektörümüz Prof. Dr. ÇUVALCI, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Türkiye son yıllarda Suriye'den Ukrayna'ya, düzensiz göçten enerji güvenliğine kadar pek çok küresel krizin tam merkezinde yer almış ancak bu krizler karşısında edilgen bir konumda kalmamıştır. Uzun yıllar boyunca dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak insani sorumluluğunu yerine getirmiş; Karadeniz Tahıl Girişimi ve İstanbul'da gerçekleştirilen müzakereler gibi süreçlerle çatışmaların ortasında diyaloğun kapılarını açık tutmayı başarmıştır. Krizleri yönetme ve dönüştürme konusundaki bu tecrübe, Türkiye'yi bölgesinde istikrar ve arabuluculuk dendiğinde akla gelen başlıca aktörlerden biri haline getirmiştir."
"Dünyada adaleti sağlamak için güçlü olmak zorundayız"
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk KANCA ise küresel yönetişim mekanizmalarındaki güç eşitsizliklerine dikkat çekerek adil bir dünya düzeninin tesis edilmesinde Türkiye’nin güçlü bir konumda bulunmasının önemini vurguladı. KANCA, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Tarih boyunca yönetim anlayışlarında iki temel yaklaşım var olmuştur: Biri haklının yanında duran adalet anlayışı, diğeri ise gücü temsil eden emperyalist yaklaşım. Bugün Birleşmiş Milletler'de 190'ı aşkın ülkenin iradesi, tek bir nükleer gücün vetosuyla yok sayılabiliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya 5'ten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür!’ söylemi, Türkiye'nin savunma sanayindeki hamleleri ve caydırıcı gücü sayesinde hayat bulmaktadır. Biz güçlü olmalıyız ki dünyada mazlumların hakkını savunup adaleti sağlayabilelim."
"BM güvenlik konseyi’nin antidemokratik yapısı en büyük engel"
Üniversitemizin Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail KÖSE, küresel sorunların çözümünde uluslararası kurumların yapısına ve bölgesel iş birliklerinin önemine dikkat çekti. KÖSE, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Dünyamız II. Dünya Savaşı sonrasında galipler tarafından kurulan realist ve kapitalist düzen mimarisindeki yapısal sorunlar nedeniyle çok sayıda küresel krizle karşı karşıya. Bunların başında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin antidemokratik yapısı ve formasyonu, küresel sorunların çözümünde en büyük engel olarak durmaktadır. Bu krizleri ve anomalileri aşabilmek için küresel sorunlara bölgesel çözümler üretecek işbirliklerine ve yardımlaşmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var."
"Batı merkezli değerlerin içi boşaltıldı"
Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atila DOĞAN ise küresel sistemin tarihsel gelişimini değerlendirerek uluslararası düzende adalet, insan hakları ve özgürlük kavramlarının kullanımına ilişkin görüşlerini paylaştı. Prof. Dr. DOĞAN, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "II. Dünya Savaşı'ndan bu yana aslında sürdürülebilir bir düzen yoktu; beş büyüğün ve nükleer caydırıcılığın kurduğu bir düzensizlik düzeni vardı. Batı; insan hakları, özgürlük ve adalet gibi değerleri Soğuk Savaş döneminde kendi iç mücadelesi için kullandı. Bizler Osmanlı’nın sömürgesiz ve zulümsüz yönetim mirasından aldığımız güçle insanlığın ortak değerlerine sahip çıkmalı ve bölgemizde yeni savunma ile işbirliği ittifaklarını geliştirmeliyiz. Türkiye yükselmeye devam edecek ve adil bir dünyaya yeniden yön verecektir."
İlk Bilimsel Oturumda Orta Doğu Güvenlik Mimarisi Ele Alındı
Açılış konuşmalarının ardından kongrenin bilimsel oturumlarına geçildi. Kongrenin ilk oturumu, "Middle East Security Architecture and Great Power Strategies" (Orta Doğu Güvenlik Mimarisi ve Büyük Güç Stratejileri) başlığıyla gerçekleştirildi. Oturumda uluslararası araştırmacılar Karori SINGH, Ebru BİRİNCİ, Syed Shahnawaz MOHSIN, Hirad MOKHAYERI ve Sajad MOHSENI sunumlarını gerçekleştirdi.
Üç Gün Boyunca 49 Oturum ve 229 Bildiri
Üç gün sürecek kongre boyunca uluslararası siyasetin değişen güç dengeleri, bölgesel iş birliği yaklaşımları ve küresel krizlerin siyasal, ekonomik ve toplumsal yansımaları farklı boyutlarıyla ele alınacak. Kongre kapsamında düzenlenecek 49 oturum ve 15 panelde 229 bildiri sunulacak. Kongreyle siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanındaki güncel araştırmaların paylaşılması, akademik etkileşimin güçlendirilmesi ve küresel sorunlara ilişkin bilimsel tartışmalara katkı sağlanması amaçlanıyor.
Kongrenin oturum, panel, sunum saati ve salon bilgilerini içeren ayrıntılı programına kongrenin resmî internet sayfasından: [https://ktu-ir-kongre.netlify.app/] ulaşılabiliyor.
21 Ekim 2026